Nuh Tufan'ı Ne Zaman Oldu?

NoktA

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
21 Mar 2017
4,508
442
NUH TUFAN’I NE ZAMAN OLDU?





Nuh tufanı ne zaman koptu? Nuh tufanı neden oldu? İşte Nuh kavmini helak eden tufan…


Hazret-i Nûh -aleyhisselâm-, gemiye binmeden önce kendisine öğretilen şu duâ vesîlesiyle selâmet içindeydi:


“…«Bizi zâlim milletten kurtaran Allâh’a hamd olsun! Rabbim! Beni bereketli bir yere indir! Sen ağırlayıp ikrâm edenlerin en hayırlısısın.» de!” (el-Mü’minûn, 28-29)


NUH TUFAN’I NE ZAMAN OLDU?


Rivâyete göre tûfan, Receb ayının birinci gününde başladı ve gemi altı ay su üstünde sey*retti. Sonra Allâh Teâlâ yere ve göğe emretti:


“Ey yer suyunu yut! Ve ey gök (suyunu) tut!..” (Hûd, 44)


Bu emr-i ilâhî üzerine sular çekildi ve gemi, 10 Muharrem Âşûra gününde Cûdî Dağı’na indi. Sonra Nûh -aleyhisselâm-’a Cenâb-ı Hak tarafından:


“«Ey Nûh! Sana ve seninle berâber olan ümmetlere bizden selâm ve bereket*lerle (gemiden) in! Kendilerini (dünyâda) faydalandıracağımız, sonra da bizden kendilerine elem verici bir azâbın dokunacağı ümmetler de olacaktır.» denildi.” (Hûd, 48)


Hazret-i Nûh -aleyhisselâm- ve mü’minler necât bulmuşlardı. Âyet-i kerîmelerde buyrulur:


“Biz Nûh’u ve berâberindekileri dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık!” (eş-Şuarâ, 119)


“…Onları ötekilerin yerine geçirdik, halîfeler yaptık! Âyetlerimizi yalanlayan*ları da (denizde)boğduk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl oldu?!” (Yûnus, 73)


Dünyâda felâket, âhirette acıklı azâb…


Cenâb-ı Hak, zâlimlerin âkıbetini âyet-i kerîmede şu şekilde bildirir:


“Onlar günahları yüzünden suda boğuldular, ateşe sokuldular, kendilerine Allâh’tan başka yardımcı bulamadılar.” (Nûh, 25)


SEFERE ÇIKARKEN OKUNAK DUÂ


Tefsîr-i Kurtubî’de Hazret-i Hüseyin -radıyallâhu anh-’den rivâyet edilir ki:


“Ümmetim gemiye bindiklerinde, besmele çekerek;

“…O’nun yürümesi ve durması Allâh’ın adıyladır. Rabbim bağışlar ve merha*met eder.” (Hûd, 41) âyeti ile beraber,


“Onlar, Allâh’ı hakkıyla tanıyıp bilemediler. Kıyâmet günü bütün yeryüzü O’nun tasarrufundadır. Gökler, O’nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. O, müşrik*lerin ortak koşmalarından yüce ve münezzehtir.” (ez-Zümer, 67) âyetini okur*larsa, boğulmaktan emîn olurlar.” (Kurtubî, IX, 37)


Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, yolculuğa çıkarken hayvanı üzerine binip iyice yerleşince üç kere tekbir getirir ve:


“Bunu bizim hizmetimize veren Allâh’ı tesbîh ve takdîs ederiz; yoksa biz buna güç yetiremezdik. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz.” (ez-Zuhruf, 13-14) âyetlerini okur, sonra da şöyle duâ ederdi:


“Ey Allâhım! Biz, bu yolculuğumuzda Sen’den iyilik ve takvâ, bir de bizi râzı olacağın amellere muvaffak kılmanı dileriz. Ey Allâh’ım! Bu yolculuğumuzu kolay kıl ve uzağı yakın et! Ey Allâh’ım! Seferde yardımcım, geride kalan çoluk çocuğumun koruyucusu Sen’sin. Ey Allâh’ım! Yolculuğun zorluklarından, üzücü şeylerle karşılaşmaktan ve dönüşte malımızda, çoluk çocuğumuzda kötü hâller görmekten Sana sığınırım.”
Efendimiz yolculuktan döndüğünde de aynı sözleri söyler ve şu cümleleri ilâve ederdi:


“Biz yolculuktan dönen, tevbe eden, kulluk yapan ve Rabbimiz’e hamd eden kişileriz.”(Müslim, Hac, 425; Ebû Dâvûd, Cihâd, 72)


NÛH ALEYHİSSELÂM’IN OĞLU SÂM


Âlimlere göre tûfân, umûmîdir. Yeryüzünün her tarafını su kaplamıştır. Nişâncızâde Muhyiddîn Mehmed, Mir’ât-ı Kâinât adlı kitabında şöyle der:


“Gemi oturunca, seksen kişi «Medînetü’s-Semânîn» şehrini kurdular. Bu şehre «Sûk-i Semânîn» de denmektedir.”


İnsanlığın ikinci defa çoğalması, işte bu seksen kişiden olmuştur. Nûh -aleyhisselâm-’ın büyük oğlu Sâm, zekî, akıllı ve sâlih bir zât idi. Babasından sonra o vekîl oldu. Hazret-i Nûh’un hayır duâlarına mazhar oldu. Sâlih insanlar da ekseriyetle O’nun neslinden gelmiştir. Araplar ve Farslar onun sülâlesinden çoğalmıştır.


Diğer oğlu Hâm’dan Hind, Habeş ve Afrikalılar; Yâfes’ten Rus, Slav ve Türk soylarının çoğaldığı tahmin edilmektedir. Asyalılar ve -Bering Boğazı’ndan geçtiği tahmin edilen- Amerikalılar’ın yerlileri (Kızılderililer) de ondan çoğal*mıştır.


RESÛLULLAH’I TESELLİ EDEN KISSA


Fakat zaman geçince, dînî hakîkatler yine unutuldu. İnsanlar, yıldızlara, Güneş’e ve heykellere tapar oldular.


Müfessir Fahreddîn er-Râzî’nin beyânına göre, Kur’ân-ı Kerîm’de Nûh -aleyhisselâm-’ın, kavminin içinde 950 sene çileli ve muzdarip bir hâlde bulunduğunun bildirilme*si, Rasûlullâh’ı tesellî içindi. Nûh -aleyhisselâm-, binbir çile ve ıztırâba uzun müddet katlanıp sab*retmesiyle ümmete mükemmel bir örnek olmuştur.


Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Nebîler Silsilesi 1, Erkam Yayınları


NUH TUFANI NE ZAMAN OLDU? | İslam ve İhsan


 
  • Beğen
Tepkiler: Ali

Ali

Aktif Üye
Sp Kullanıcı
15 Eyl 2017
3,915
4,517
Nuh Tufan'ı Ne Zaman Oldu?
Eline saglik bu konu icin tesekkür ederim Nokta kardesim.

Kimse buna dair kesin bir sey diyemiyor ve neden cünkü buda bir ilim gerektirir ve iste bu veya daha buna benzer nice hadiseler de ister istemez o kaynak´a bakar ve tarih deyip gecmeyiniz.

Yukarida belli bir tarih sene olarak verilmiyor ve iste bu mesele de nakil denilen seye bakar ve örnek olarak yüce rabbim bir sey dememisse vede onun resulu(s.a.v.) buna dair kelam etmemisse iste su tarih de oldu veya su kadar tarih oldu gibi dememisse mesele bizede mechul kalir.

Bunun icin kimse kesin bir tarih veremiyor su tarih de oldu Tufan olali bir örnek farz edelim 3000 sene önce oldu veya bizim bugünkü degisimiz ile de 4000 sene oldu tam olarak diyemiyoruz neden ilim yokta ondan.

Daha önce demistim iste ister istemez bazi seyler var ki o nakil denilen seye bakar ve ondan bize bir haber gelmemisse bizim de ona dair söz deyip konusmamiz abes ile istigal olur.
 
Son düzenleme: