"Rahat! Hazrol! Hizaya bak! Dikkaat!"

sükutu-ezber

Öyle işte,,,
Yönetici
Adminiçe
11 Şub 2017
11,803
36,525
Tebeşir tozunun grileştirdiği siyah önlüklerle aşındırdık okul yollarını ve zihnimize boca edilmiş kutsallıklarla büyüdük. İlikleme halkası sürekli kopan beyaz yakaların, vesayetin boynumuza geçirdiği tasmalar olduğunu büyüdükçe öğrendik. Hepimiz değil elbet, ama birçoğumuz hala takıyoruz o tasmaları.

Yanaşık düzende hizaya sokulmaktan kurtulamayan bireylerin özgürce düşünmesinden nasıl bahsedilebilir? Soğuk savaş dönemlerinden kalma ritüellerin hala vazgeçilmezlerimiz olması kadar garabet bir hal var mı ?

"Rahat! Hazrol! Hizaya bak! Dikkaat!"

Kork-
maaa
Sön-
meeez
Bu şa-
faaak
Laar-
Daaa
Yüü-
Zeeen
Al
San-
Caaak...

İstiklal marşı gibi anlamlı bir metnin sözlerini ve anlamını hece hece parçalayan, notaları tutarsız bir besteyle hepimizi duygulanabilir hale getiren bir mankurtlaşma bu...

"Rahat! Hazrol! Hizaya bak! Dikkaat!"

"Peygamber Ocağı" kavramının kışlalara hiç yakışmadığını askere gidince anladım. Mescide gidince iki hafta çarşı izninin iptal edildiği, köyünden ilk defa çıkıp gelen tertemiz anadolu delikanlılarının pornografiyle tanıştığı, gençlerin dar havasız odalarda ranzalara istiflenen kıymetsiz şeyler olarak görüldüğü, yanaşık düzen eğitiminden ve daha fazla bağırarak tekmil vermeyi öğretmekten başka hiç bir gayretin olmadığı, yılbaşı gecesi orduevi komutanının her odaya bir şişe J&B viski hediye ettiği, namazdan dolayı ayak üzerinde oluşan nasırdan insanların fişlendiği, canınız ciğeriniz annenizin başörtülü diye içeriye alınmadığı bir başka öğütücüydü kışlalar...

O günlerden bugünlere çok şey değişti, ama kıyaslamayı yapmak için eskiyi ve şimdiyi bilmek gerekiyor. Yeni nesil için bu çok daha zor. Hatırlamak gerekiyor ve hatırlatmak...

Kazanımların elimizden kayıp gitmemesi için yapılması ve yapılmaması gerekenler listesi hazırlamak gerekiyor artık. Hem siyaseten hem de kişisel olarak bunu yapmaya mecburuz. Hem siyasetçilerin omuzlarında hem de bizim omuzumuzda ağır bir yük var...

Yoksa daha da iğrenç şeyler doğuracaklar, ya da kusacaklar mı demeliyim! Bizi hizaya sokmanın, komutlar vermenin özlemiyle dolup taşıyorlar!

"Rahat! Hazrol! Hizaya bak! Dikkaat!

Buna hazır mısın?

Halil İbrahim