Sızı

Sahra

Sp Kullanıcı
3 Kas 2017
1,483
5,205
Ayrılma vakti zamandan, ömürden, kırık dökük hayalden
Bir kaç hece
Belki kelime
Beli kırılmış cümle

Kanatları düşmüş ceylan bakışlı gözlere elveda
Veda sızı
Canda son nokta
Cansız bir ahh

Erimiş bir buz parçası
Alevde sönük bir kıvılcım
Yak yan har olsun alem

Sisli bir perde güneşin peçesinde
Dağ başında ağır bir yük

Çağla ey nazlı bulut dökülsün gözlerinden katre
Gök kızıl bir tablo
Kıyamet ha koptu ha kopacak

Sen ey nazlı hilal kaşlı ay yak gece fenerini dağılsın bu yaslı gece
Şurada ölmeye ne kaldı bir nefes toprağa ha düştü ha düşecek

Çalsın hüzzamın en derin nağmesi
Giden gitti
Adımların izleri birbirine karıştı
Saatler firaka kuruldu
Dakikalara ferman biç
Helal etsin sükut lehçesine yemin etmiş gönüller

Fırtına es ese bildiğin kadar
Huzur bulsun hüzünlü gözlerin
Tebessüm düşsün kalbinin güneşine

Kurban olsun aleme cansız toprak
Sessizce dağılır yok olur elveda


SAHRA
:gul:











 

Muallem.

Sp Kullanıcı
18 Ara 2020
1,427
5,273
Şah’ın yanında geda ,
Visal’ın güneşinde veda,
Nağme-i bülbül karşısında sönük bir eda.
Hakka aşık, hakikate aşina Cürretkar kalemin işi’dir yorum yapmak. Ren katmak...

Öyle ise ey kâri ( muallem) sana düşen
Kemal-i edeb,
Dostluğ’a sebeb,
Âli neseb makamında bir alkış, birde sahurluk kahve bırak sayfanın hatırına, hatırasına.

Afiyet ve şifa ile dost kalem
🌼☕👏
 

Son mesajlar